Bitkileri yatak odasında tutmanın en büyük faydalarından biri iç mekan hava kalitesini iyileştirme yeteneğine sahip olmalarıdır. İç mekan bitkileri, terleme sırasında su buharı yayarak nem seviyelerini korumaya ve bazı durumlarda artırmaya yardımcı olur. Ve oksijen ve nem yaymanın yanı sıra bitkiler, birçok havalı hava temizleme makinesine benzer şekilde negatif iyonlar üretir. Negatif iyonlar, havadaki toz, küf sporları, bakteriler ve alerjenler gibi partiküllere tutunur ve bunları etkili bir şekilde giderir.
Negatif iyonların varlığının da psikolojik sağlığı, üretkenliği ve genel refahı artırdığı gösterilmiştir. Bazı yaygın ev bitkileri, formaldehit, trikloretilen, ksilen, toluen ve benzen gibi iç mekan hava kirleticileri doğal olarak filtreleyerek hava kalitesi kontrolünde bir adım daha ileri götürür.
Ev bitkilerinin faydalarından biri sahip oldukları sakinleştirici etkisidir. Bir ev bitkisinin uyku miktarınızı artırabileceğine dair bilimsel bir kanıt bulunmasa da, daha hızlı uykuya dalmanıza ve daha uzun süre uykuda kalmanıza yardımcı olabilirler
Pothos sarmaşığı (Epipremnum aureum)
Pothos, muhtemelen büyümesi en kolay ev bitkisidir. Parlak, kalp şeklinde yaprakları ve birkaç metre uzunluğa kadar büyüyebilen asma gövdeleri vardır. Orta ila parlak ışığı tercih eden Pothos, aslında sulamalar arasında toprağının biraz kurumasını tercih eder.
Kurdele Çiçeği
Anneniz veya büyükanneniz bu klasik ev bitkisini 70'lerde yetiştirmiş olabilir. Ancak bugün hala evinizde bir yerde konumlanması gereken bitkilerden biridir. Çizgili yaprakları, mis kokulu çiçekleri ve ürettiği yavrularla sizi mutlu eden nadir bitkilerden biridir.
Kauçuk Bitkisi (Ficus elastica)
Büyük parlak yapraklara sahiptir. Orta ila parlak ışık sever. Nemden hoşlanan bir bitkidir. Budama ihtiyacı hissederseniz kesilince çıkan yapışkan özünü parmaklarınızdan uzak tutmak için bahçe eldivenleri giymeye çalışın.
Difenbahya
Bu bitkinin gösterişli iri yaprakları vardır. Ancak içindeki öz, mukoza zarlarını tahriş edebilen kristaller içerir. Yeşillikleri çiğnemekten hoşlanan bir evcil hayvanınız varsa bakım sağlama konusunda düşünmenizi öneririz. Çünkü toksiktir. Aksi takdirde, yalnızca orta miktarda filtrelenmiş ışığa ihtiyaç duyan, genellikle bakımıyla üzmeyen bir bitkidir. Toprağı hafifçe nemli tutun, ancak asla ıslak bırakmayın.
Dantelli Ağaç Philodendron (Philodendron bipinnatifidum)
Bu muhteşem bitkinin bakımıda kolaydır. Narin, lacivert kenarları olan devasa yapraklara sahiptir. Daha küçük olduğunda dik formda gelişir. Ancak büyüdükçe yayılıcı bir forma bürünür. Philodendron'a orta derecede ışık sever ve toprak kurudukça sulaması yapılır.
Dracaena (çeşitli türler)
Birkaç farklı dracaena türünün havayı temizlediği ve arındırdığı kanıtlanmıştır. Orta ila parlak dolaylı ışık ve hafif nemli tutulan topraklarda yaşamayı sever.
NAZ IRMAK SAF
Atıksız yaşam, isminin aksine yalnızca atıklarımıza odaklanan bir kavram değil, daha çok boyutlu, dünyaya, doğaya ve insanlara etkimizi kapsıyor. Zulümsüz kozmetikten organik beslenmeye, etik ve adil üretimden gönüllü yavaşlık ve sadeliğe bir çok kavramı bünyesinde barındıran bir çerçeve diyebiliriz. Bütün bu hassasiyetleri göstererek hayatımızın her alanında atıksız yaşama doğru adımlar atmak mümkün. Kişisel bakımımızın ve temizliğimizin merkezi banyolar ise pek çok farklı ürün ihtiyacı doğurduğu için atıksız yaşama geçişte en öne çıkan alanlardan biri. Ne şanslıyız ki artık banyolarımızı atıksız hale getirmek için birbirinden faydalı bir çok ürüne ulaşma imkanımız var. Gelin banyolarımızda 5 ana adımda nasıl atıksız hale gelebiliriz, buna bakalım:
1.Katı bakım ürünleri tercih ederek ambalaj atıklarının önüne geçebilirsiniz.
Kastil ve Arap sabunu gibi doğal olarak jel ve sıvı formda olan sabunlar haricinde çoğu sıvı kişisel temizlik ürünü aslında katı hammaddelerin sulandırılması ve içine (iyi ya da kötü) koruyucu katılmasıyla elde edilir. Sıvı haldeki bir ürün genelde nakliye ve saklamada daha kolay, ucuz ve güvenli olsun diye plastik ambalaja koyulur. Burada tabi güvenlikten kastım üretici açısından, camın kırılmaması gibi, ürünün zayi olmaması gibi önlemlerdir. Tabi işin sonunda biz tüketiciler içindekiler kısmından çok bir şey anlayamadığımız, bitince ambalajını ne yapacağımızı bilemediğimiz bir noktada tıkanır kalırız. Halbuki katı kişisel temizlik ürünlerini tercih etmek hem içeriği daha anlaşılır kılar, hem de bizi ambalaj atığı derdinden kurtarır. Tabi sularımıza daha az kimyasal bırakacağımız için su ayak izimiz de küçülmüş olur. Nedir bu katı ürünler derseniz, sabunlar, şampuanlar, saç kremleri, nemlendiriciler, hatta deodorantların bile katı formda olanları var diyebilirim sizlere. Şimdi size cildinize, saçınıza en iyi gelen seçeneği belirlemek kalıyor.
2.Kozmetikte doğal ürünleri tercih ederek hem kendinize hem de doğaya zarar vermeden kişisel bakımınızı sürdürebilirsiniz.
Tabi ki her kozmetik ürününün, doğası gereği, katısı bulunamayabiliyor. İşte böyle durumlarda bize düşen doğaya zarar vermeden kişisel bakımımıza devam edebilmek. Peki, nasıl yapacağız bunu? Tabi ki doğanın şifasından, bitkilerin özlerinden faydalanarak. Doğa her sorunumuza mutlaka bir çözümle geliyor ve bu çözümler fitoterapi ve aromaterapi vesilesiyle bizlere ulaşıyor. Doğal sabit ve uçucu yağlardan ve bitki sularından faydalanarak bitkilerin özlerinde şifa bulabiliyoruz. Yalnızca bitkiler mi peki? Tabi ki değil, mesela balmumu ve ham bal gibi malzemelerle kişisel bakımımızı zenginleştirebilir, cildimize ihtiyacı olan çözümleri doğal yollardan sunabiliriz. Renkli kozmetikte de yine doğal yağlar ve renk verici maddelerden faydalanabiliriz.
3.Vücut fırçaları, doğal iplerden yapılan lifler, kabak lifi ve doğal keselerle kendinizi şımartırken doğayı da koruyabilirsiniz.
Temel kozmetiğin yanında cildimizi temizlerken kendimizi şımartadabiliriz. Örneğin sabahları lenf sistemimizi uyandırmak ve selülit görünümünü azaltmak için at kılı vücut fırçalarını, banyomuzda pamuklu/yünlü iplerden örülmüş banyo lifleri ya da kabak lifini, ölü derilerimizi atmak için bambu ya da ketenden yapılmış keseleri kullanabiliriz. Yüzümüze yapacağımız maskelerde kağıt maske tutucular yerine ham kumaş alternatiflerinden faydalanabiliriz. Doğal hammadelerden yapılmış bu bakım ürünleri kendimizle iyi vakit geçirirken doğaya zarar vermemizi engeller. Atıksız yaşam katı ve tüketim düşmanı bir yaşam değil, aksine ihtiyaçlarımızı ve masum isteklerimizi doğaya zarar vermeden karşılamayı sağlayan bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla doğayla uyumlu ürünler tercih ettiğimizde ekolojik ayak izimizi azaltarak bakımımızı sağlayabilir.
4.Tek kullanımlık eşyaların yerlerine yeniden kullanılabilir malzemeleri tercih edebilirsiniz.
Banyoda ne yazık ki üstüne çok fazla düşünmediğimiz, evden çıkardığımızda dert olmaktan çıktığını sandığımız çok fazla tek kullanımlık ürün var. Burada en sık kullanılan, dolayısıyla en çok atık çıkaran ürünleri derlemeye çalıştım. Epilasyon için eğer kullan-at jiletleri tercih ediyorsanız, elinizdekiler bittiğinde yerlerine 'safety razor' diye bilinen, yalnızca jileti değişerek ömür boyu kullanılabilen jilet makinelerini tercih edebilirsiniz. Ya da lazer epilasyon ile bu çabadan uzun erimde kurtulabilirsiniz.
Adet dönemlerinizde plastik hammaddeli, ağartılmış ve geri dönüşemeyen, doğada 550 yıldan uzun süre duran hijyenik pedler yerine adet kabı ya da yıkanabilir pedleri tercih edebilirsiniz. Adet olan tipik bir insanın hayatı boyunca 12 bin ped atığına sebep olduğunu düşünürsek, plastik pedlerden vazgeçmek çevre için büyük bir adım olacaktır.
Banyolarda sık sık kullanılan bir diğer kullan-at ürün ise kulak pamukları ya da diğer adıyla pamuklu çubuklar. Pamuklu çubukların çubuk kısmı genelde plastik olur, kimse pamuğunu ayrıştırmakla uğraşmayacağı için bütün halinde çöpe gider. Halbuki kağıt ya da ahşap çubuklu olanları kullanıldıktan sonra kompost edilebilirler. Böylece doğal bir hammadde olan pamuğıun da gereksiz yere sonu şehir çöplüklerinde bitmemiş olur.
Eğer sık makyaj yapan biriyseniz makyaj temizleme konusu sizin için önemli olacaktır. Makyajınızı temizlerken temizleme mendillerinin ya da temizleme sularının döküldüğü ve kimyasalla buluştuğu için kompost edilemeyecek pamuk pedler yerine yıkanabilir yüz temizleme pedlerinden faydalanabilirsiniz. Pek çok alternatifi bulunan bu minik yardımcılar yumuşak dokularıyla cildinizi yıpratmadan nazikçe temizleyecektir. Elinizi yıkarken sabunla köpürtüp durulayarak bir kenara asmanız ya da çamaşırlarınızın yanında makinaya atmanız ise temizlenmesi için yeterli olacaktır.
Yüzünüzü yıkayıp temizledikten sonra kağıt havluya mı kuruluyorsunuz? Öyleyse size kötü bir haberim var. O kağıt havlular çok kısa selüloz bağlarına sahip oldukları için ne yazık ki geri dönüştürülemiyorlar. Bu nedenle onlar da şehir çöplüklerine giden doğal malzemelerden. Ama kağıt havlular yerine kağıt havlu boyutunda ince kumaşlar ya da pofuduk havlulardan yardım alabilirsiniz. Eğer bol miktarda elinizin altına depolarsanız sabah akşam ayrı bir kumaşla yüzünüzü kurulayabilir, çamaşır yıkayacağınız zaman bu minik yardımcıları da birlikte yıkayabilirsiniz. Üstelik bu yeniden yıkanabilir kumaşlar, temizleme pedleri ve hijyenik pedler sanılanın aksine fazladan su harcanmasına sebep olmadan, uslu uslu diğer çamaşırlarınızın yanında yıkanabilirler.
5.Banyo tekstilinde ve aksesuarlarında pamuklu ve bambu kumaşlar, cam ve ahşap gibi hammaddeler tercih edebilirsiniz.
Tek kullanımlık malzemeleri çok kullanımlıklarla değiştirdik, ambalaj atıklarının çaresine baktık, kozmetiğimizi ise doğal hammaddelerden karşıladık. Ama banyoda hala konuşmadığımız bir nokta var. O da banyo tekstili ve aksesuarları. Bu ürünler doğal olmadıklarında insanlara doğrudan zarar vermezler, ancak doğaya ciddi zararları dokunur. Polyester yapıdaki havlu ve paspas gibi banyo tekstil ürünleri yıkanırken suya 5mm'den küçük mikroplastikler bırakırlar, bu mikroplastikler sular aracılığıyla beslenmemizin bir parçası olan sucul canlılara ulaşır, ver ardından bize döner. Diş fırçalık, sabunluk gibi banyo aksesuarları ise doğal değil de plastik hammaddeden üretildiğinde arkasında çok büyük karbon ayak izi bırakır. Bunların yerine ahşap ve cam gibi doğal ürünler seçmeniz hem karbon ayak izinizi düşürecektir, hem de dekorasyon olarak içinizi ısıtan doğal bir banyo deneyimlemenizi sağlayacaktır.
Gördüğünüz gibi atması çok kolay 5 adımla daha atıksız bir banyoya kavuşmanız mümkün. Öte yandan hatırlatmak isterim ki, şu an dolabınızda olan ürün en ekolojik üründür. Lütfen önce elinizdekileri bitene kadar kullanın, daha sonra ihtiyaç doğdukça ekolojik ve atıksız tercihlerle alışverişinizi yapın. işte böylece gerçekten atıksız bir banyoya sahip olabilirsiniz.
Ceren Özcan Tatar
Urbaneco Ekibi
Evlerimizin her yerine misafir etmek istediğimiz bitkiler için uygun ve doğru yeri temin edebilmek çok önemli. Onları ne kadar mutlu edebilirsek gelişimleride bir o kadar sağlıklı ve verimli ilerleyecektir.
Bitkilerin gelişimi için en önemli kaynaklardan biri ışık isteğidir. Aldığı ışık etkisiyle bitki gelişiminde gözle görünür değişikliklere şahit olabilirsiniz.
İnternette bitkiler hakkında bilgi arayışında gezinirken karşınıza bir banyo görseli çıktı ve o da ne banyoda da bitki bakımı yapabileceğinizi öğrendiniz.
Peki hangi bitkilere banyolarda yer açabilirsiniz gelin hep birlikte inceleyelim.
Öncelikle banyoların pencereleri mutlaka dış cepheye bakmalı ve dolaylıda olsa gün ışığı girmeli. Tamamen karanlık banyolarda ışık alamadıkları için bitkileriniz olumsuz etkilenebilir.
Calathea Çıngıraklı Yılan Lancifolia
Calathea bitkisini orta dolaylı ışıkta ve orta ila daha nemli bir ortamda konumlandırabilirsiniz. Banyonuzun ortamı sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olacak ve güzel yaprakları banyonuza yeni bir hayat verecektir.
Alocasia Türleri
Yüksek nem, parlak, dolaylı ışık bu eşsiz bitkiyi mutlu edecektir. Düzenli buğulanmayı severler. Banyonuzu canlandırmak için göz alıcı bir bitki istiyorsanız, kesinlikle en iyi tercihlerden biri.
Hava bitkisi (Air plant)
Adının sizi aldatmasına izin vermeyin; bu eşsiz bitkilerin hayatta kalmak için havadan daha fazlasına ihtiyacı vardır. Aslında, hava bitkilerinin suya ihtiyacı vardır (onları ıslatarak sularsınız!) Ve orta ila yüksek nemde ve parlak dolaylı ışıkta gelişir. Daha küçük bir seçenek istiyorsanız ve yakınlarına konulacak bir banyo penceresine sahipseniz mükemmel bir tercihtir.
Monstera Türleri
İkonik yapraklarıyla monstera bitkisi her zaman harika bir ev bitkisidir. Çünkü banyonuz dahil birçok farklı ortamda gelişebilir. Düşük ışıkla başa çıkabilir. Ancak daha parlak dolaylı ışıkta daha iyi sonuç verir ve her türlü nem düzeyiyle başa çıkabilir.
Karpuz peperomia
Nemi seven bir başka bitki olan karpuz peperomia, orta ila parlak dolaylı ışıkla birlikte ılık sıcaklıkları ve bol nemi sever. Bu bitkiyi düzenli olarak buğulayın ve banyonuzda tutun; oldukça mutlu olacaktır.
Kalp Yaprak Philodendron
Bu philodendronun bakımı çok kolay ve çoğu koşulun üstesinden gelebilir. Aynı zamanda daha yüksek nemde büyüdüğü için banyonuz için de harika bir seçim diyebiliriz.
Tradescantia Türleri
Telgraf çiçeği türleri banyonuzda gelişmesi oldukça garantili bir bitkidir. Daha yüksek nem seviyeleri onu mutlu ve gelişmeye devam ettirecektir.
Kurdele Çiçeği
Parlak ışığı tercih eder. Ancak düşük ışıkta mutlu bir şekilde yaşarlar. Ayrıca daha az nemle başa çıkabilirler. Ancak daha orta derecede nemli bir ortamı tercih ederler. Banyonuzda bir rafa koyabileceğiniz gibi tavanada asabilirsiniz.
Anthurium
Cesur gövdeli muhteşem, mumsu, kalp şeklindeki çiçekleriyle tanınan antoryum, iyi aydınlatıldığı sürece banyonuza bir başka uygun bitkilerden biridir. Bu bitki daha yüksek nem seviyelerine sahip parlak, dolaylı ışıklı bir yerde başarılı gelişim gösterir. Yapraklarının durumuna göre ortamın çok nemli veya çok kuru olduğunu anlayabilirsiniz. Sarı uçlar, ortamın çok ıslak olduğu anlamına gelir. Kahverengi uçlar, ortamın çok kuru olduğu anlamına gelir.
Kuş Yuvası Eğreltiotu
Eğrelti otları, özellikle kuş yuvası eğrelti otu gibi çeşitler olmak üzere banyonuz için harika bir seçenektir. Bu özel bitki, düşük ışıklı ortamlarda daha iyi sonuç verir. Aynı zamanda biraz daha düşük nem seviyelerini de kaldırabilir. Ancak daha sıcak, daha nemli bir ortamda çok daha iyi sonuç verecektir.
Dracaena
Aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli dracaena türleri vardır. Harika banyo bitkileridir diyebiliriz. Bu bitki için yüksek nem önemlidir. Bu nedenle banyonuz temelde onun için mükemmel bir yerdir. Ayrıca düşük ışığı tolere edebilir. Ancak orta ila parlak dolaylı ışık konumunda daha da iyi performans göstereceklerdir.
Kuşkonmaz Eğreltiotu (Kuşkonmaz densiflorus)
Dantelli kuşkonmaz eğrelti otu banyo nemini sever. Orta veya parlak ışıkta iyi sonuç verir. Bu nedenle banyonuzun dışa bakan gün ışığı alan penceresi olmalıdır. Pencere kenarında bir noktada bakım sağlamak en iyisidir.
Begonya
Pek çok begonya türü banyo ortamının sıcaklığından ve neminden hoşlanırlar. Özellikle rex begonyaları gösterişli yapraklarıyla iç mekanlarda çok iyi büyür. Begonviller nemli koşulları sever. Ancak kök çürümesine neden olabilecek suyla dolu toprağı sevmez. Çiçek açabilen begonviller, sabahın erken saatlerinde bir miktar doğrudan güneş ışığı alan bir banyoda parlak bir noktaya ihtiyaç duyar. Yaprakları için yetiştirilen begonviller, doğrudan güneş ışığından uzakta parlak bir yere ihtiyaç duyar.
Croton (kroton)
Kroton bitkilerini renkli yapraklardan oluşmaktadır. Şatafatlı, çok renkli yaprakları vardır. Bu tropikal geniş yapraklı yaprak dökmeyen bitkiler yavaş büyür. Croton bitkileri, ıslak toprakta yaşamayı sevmemelerine rağmen parlak, ancak dolaylı ışığa ve bol miktarda neme ihtiyaç duyar. Sulamadan önce toprağın kurumasını bekleyin. Sonbaharın sonlarında ve kışın sulamayı azaltın.
NAZ IRMAK SAF
2020 itibariyle hayatınızda daha fazla evden çalışma, online-zoom toplantıları, video görüşmeler, dijital eğitim gibi kavramlar konuşulmaya başladı. Online platformlar erişim için inanılmaz bir araç olabilir - özellikle şu anda, çoğu insan evden çalışırken. Ancak, bu teknolojiyi sıklıkla kullanmaya bağlı olarak istemeden yorgun ve hüsrana uğramış hissedebilirsiniz.
Online toplantılarınızı daha iyi yönetebilmek ve ruhsal olarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak birkaç önerimiz var size,
Yazının başlığı size garip gelmesin, yıllardır kime sorsam (kendim dahil) parfüm denilince ilk akla gelen şehir Grasse-Fransa. Sizce hangisi? Dünya parfüm üretiminin de %60'ından fazlası bu memlekette gerçekleşiyor desem peki. Vay canına! dediniz değil mi? Şahsım ve kendi adıma ben de öyle düşünüyordum taa ki Vedat Ozan'ın Kültürler kitabına başlayana kadar. Bu aralar parfüm ve kokunun geçmişi ilgimi çekiyor ve kendimi koku kitaplarına adadım. Kokunun tarihçesinin de Fransızlara değil İtalyanlara uzanan bir hikaye olduğunu öğrenince de sizinle paylaşmak istedim. Gelin size Vedat Bey'in kaleme aldığı satırları özetleyeyim.
Fransa'yı hoş kokuyla tanıştıran İtalyan asıllı, Floransalı bir kraliçe olan Catherine de Medicis ve onun karanlık parfümcüsü Renato Bianco aslında. Hikayeyi uzun uzun anlatmayacağım, fırsatınız olursa muhakkak okuyun, kitap su gibi akıyor. Neyse gelelim konumuza. Kraliçe Caterina 1500'lerde, güçler savaşının arasında kalmış bir genç kız iken, amcası tarafından evlendirilmek üzere İtalya'nın mis kokulu şehirlerinden Paris-Fransa'nın leş gibi kokan sokaklarına gönderiliyor. Bu arada unutmadan Caterina-Renato'nun ilişkisinden de bahsetmek istiyorum. Caterina ellerini beğenmeyen ve günümüzde "opera eldiveni" diye bilinen eldivenlerden sürekli takan bir hanımefendi ve Renato'da deri kokusunu bastırmak için hoş kokulu eldivenler üreterek Caterina'nın gardrobunun vazgeçilmezi olan bir parfümcü. Bu arada Caterina evlendiğinde resmi parfümcüsü olarak Renato'yu da yanında götürüyor.
Renato Bianco, inanılmaz hırslı ve ticarete de hayli kafası çalışan biri olsa gerek ki Caterina'ya koku hazırlamanın dışında Paris'te açtığı dükkanında da çok sayıda ürün satmaya başlıyor ve ünü artıyor.
Peki neden Grasse parfümün başkenti? Kraliçe Caterina ve Renato Grasse'ye bir ziyaret gerçekleştiriyor. Provence bölgesinin doğal güzelliklerine hayran kalıp burada bir yağ damıtma atölyesi kurulması talimatı veriyor ve koku formülleri burada geliştiriierek ilerliyor. Biraz hap bilgi gibi oldu ama gerçekten kitabın hikayesini kopyala yapıştır yapmayı içime sindiremedim. Muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum.
Bu hikayede beni en çok etkileyen konulardan biri de farklı dil, din, mezhep ve ırklardaki insanların evlilikleriyle kültür geçişlerini mümkün kılması ve hatta yeniden evrilmesini sağlaması. Koku da İtalya'da başlayıp Fransa'da gelişmiş aslında. Kim bilir İtalya'ya da hangi simyacı bu alışkanlığı kazandırmış belkide Arap yarımadasına uzanan bir öğretisi var onunda. Zamanında vücudunu yıkamayı bile gereksiz bulan bir kültürün buna günümüzde bu kadar sahip çıkıyor olması da dikkat çekici.
Günümüz parfüm endüstrisi sırtını sentetik kokulara yaslamış olsa da aromaterapi ile tanıştıktan sonra hayatımdan ilk çıkardığım ürünlerden biri de sentetik içeren parfümlerim oldu. Güzel koktuğumuzu düşünüp kendimizi iyi hissetmeye çalışırken alerjileri tetikleyen, kanserojen etkisi ve hormonlarımızın çalışma düzenini negatif etkileyen etkileri göz ardı etmemeliyiz. Parfüm konusu hem temizlik ürünlerinde, deterjanlarda hem de kozmetik ürünlerimizin içinde de yer alıyor. Malesef temizliğin kokusu yoktur, kozmetiklerde de parfüme ihtiyacımız yoktur. Uçucu yağlarla kendimize hazırlayabileceğimiz şifalı rollon larla kendinize minik parfümler hazırlayabilirsiniz. Üstelik en sevdiğiniz uçucu yağlar ile. Sahi, sizin en sevdiğiniz kokular neler? Benim favori üçlüm Bergamot, Lavanta ve Günlük.
Günümüzde iç mekan dekorasyonunda yeşil dostlarımıza çokça yer veriliyor. Fakat bitkilerin dekoratif bir aksesuar olmadığını belirtmekte fayda var. Belki de bitki bakımında yapılan en büyük hata onlara dekoratif bir obje gibi davranıp istediğimiz yere konumlandırma isteği desek pekte yalan olmaz. İşte yanlışta tam olarak bu şekilde başlıyor. Yine bitkiyi tanımadan satın almakta en büyük hatalardan biri.
Peki bu yanlışları nasıl düzeltebiliriz? Doğru ve uygun bitkiyi nasıl anlarız? Evimiz için uygun bitkiyi nasıl belirleyebiliriz? Gelin hep birlikte bu soruların cevabını öğrenmeye başlayalım. Bugüne kadar hiç bitki bakımı yapmadıysanız öncelikle en kolay bitkiye sahip olup bitki bakımına başlayabilirsiniz. Sizi üzmeyecek ve dilini kolay anlayabileceğiniz bitkilerle bu yolculuğa adım atarsanız yavaş yavaş bitki dilini çözmeye başlayacak ve dereceli olarak bitki koleksiyoncusu olarak yolunuza devam edeceksiniz. Çünkü bir bitkiye bakabildiğinizi gördükçe merak duygunuzla birlikte, daha fazla bitkiye sahip olma isteğinizde otomatikman artacaktır. Yalnız şimdiden uyarıyoruz. İleride yeşil dostlarınız tüm evi ele geçirebilir.
Evinizi tanımadan bitki satın almamalısınız. Evinizin cephesi aslında size hangi bitkileri satın alabileceğiniz hakkında güzel bir ipucu sağlar. Doğu cephesi mi, Güney cephesi mi ya da evinizin hangi odası öğle güneşine uzun süre maruz kalıyor? gibi soruların cevaplarını bitki satın almadan önce belirlemekte fayda var. Çünkü bakımını bilmeden sadece görünüşü için satın aldığınız bitki evinizin cephesinden dolayı mutlu olamayacak ve kısa süre sonra size veda edecektir. Aydınlık olmayan bir ortamda sırf koltuğun yanında güzel durduğu için satın alınan, aslında bol aydınlık ortamda yaşamayı seven bir bitki ne yazık ki kısa süre sonra sizlere veda edecektir. Kısacası bitkilerinizi nasıl konumlandırmanız gerektiğine yeşil dostlarımız karar verebilir. Son söz onların.
Evinizde mutlu olacak bitki türünü belirledikten sonra satın alacağınız bitkinin türü, ailesi, doğal ortamı hakkında kısa bir araştırma yapmalısınız. Gerekli araştırmayı yaptıktan sonra bitkiniz için uygun saksı ve toprak karışımı hakkında mutlaka bilgi sahibi olmalısınız. Bitkileri iç mekanda daha güzel sunabilmek adına dekoratif saksılar daha çok kullanılmaktadır. Fakat bitki bakımında saksı seçimi de çok önemlidir. Özellikle alt tabanında birden fazla hava deliği olan saksılar tercih etmeniz bitkinizin kök sağlığı açısından çok önemlidir. Hava deliksiz bir saksıda sık sulama nedeniyle drene olamayan su, dip toprağın çamurlaşmaya başlaması nedeniyle çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu nedenle mutlaka hava delikli saksı kullanmayı unutmayın!
Bir diğer en önemli konumuzda toprak seçimi. Aslında bitki türlerine göre uygun toprak karışımı kullanmanız çok önemli bir konu. Bitkilerin türüne uygun toprak karışımı hazırlamanız daha sağlıklı gelişimlere şahit olmanızı sağlayacaktır. Kendi toprak karışımınızı oluşturabileceğiniz gibi hazır karıştırılmış olarak satılan toprakları da tercih edebilirsiniz. Eğer satın alınan bitkinin istisnai bir sulama isteği yoksa toprak nemi kontrol edilerek sulama rutini oluşturmalısınız. Islak toprak üzerine sürekli yapılan sulamalar bitki sağlığını tehdit altına sokacaktır. Sulama suyu mutlaka oda sıcaklığında dinlendirilmiş olmalıdır. Yine sulama yaparken saksı yüzeyi eşit ıslanacak şekilde gerçekleştirilmeli, bitki bir anda suya boğulmamalıdır. Saksı altından akan su gözlendikten sonra bitki yerine alınmalıdır. Bitki türüne göre bazı bitkiler yaprak ve gövdeleriyle sulanmak isterken kimi sadece toprağın sulanmasını ister. Bitki bakımı baktığınız türe göre değişiklik göstersede bitkiler için en önemli şey onlara doğal ortamındaki şartları sunmaya çalışmaktır. Eğer doğru bakım koşullarını sağlayabilirseniz bitkilerinizde bir o kadar mutlu ve sağlıklı gelişim gösterecektir.
Sevgilerimle
Naz Irmak Saf
Urbaneco Ekibi